RAMAZANI NASIL DEĞERLENDİRİRİZ?

            

Muhterem kardeşlerim! Bu günkü sohbetimiz; Bir kardeşimizin dile getirdiği, yazdığı
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ كُتِب عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِكُمْ
لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ {183}

Bakara suresinin 183. ayetinde orucun; akıllı, mükellef ve sağlıklı olan Müslümanlara, farz kılındığı bildirilmekte, ancak orucun ne zaman, nasıl ve kaç gün tutulacağı bildirilmemektedir.
Bakara suresi,184. ayette ise, bu kapalılık, kısmen giderilmiş, orucun “Sayılı günlerde” tutulacağı beyan edilmiştir.
Sayılı günlerden maksat da, Ramazan ayıdır… Bakara suresinin 184 ve 185. ayetlerinde şöyle ki, kısaca;
“…Sizden kim bu aya ulaşırsa oruç tutsun…” emri vardır.

Allah, bu ayetlerle Ramazan orucunu tutmayı Akıllı, mükellef ve sağlıklı Müslümanlara farz kılmıştır.
Bakara suresi 183. Ayette: "Ey iman edenler! Oruç, Sizden öncekilere farz olduğu gibi, size de farz kılınmıştır…” yükümlülüğü getirilmiştir.
Peygamberimiz(s.a.v.): “Kim faziletine inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır” buyurmuştur.
Diğer bir Sahih hadiste de şöyle buyurmaktadır: “Cennet’te Reyyân adında bir kapı vardır ki, buradan kıyamet gününde sadece oruç tutanlar girer.

Onlarla birlikte bu kapıdan başkaları girmez.
(Cennet kaplarında) oruç tutanlar nerede? diye seslenilir:
(Oruç tutanlar gelirler), bu kapıdan cennete girerler, sonuncular girdiği zaman, kapı kapanır.

Artık bu kapıdan kimse cennete girmez.” (Müslim, “Sıyâm”, 166)
 

Bu kısa girişten sonra;
Özet olarak şu bilgileri de vermem gerektiğine inanıyorum:
• Ramazan ayı içinde; Çok hatim okumaktan ziyade, ağır ağır, sindire sindire Kur'an'ı, bir tefsir ile anlamaya çalışarak okuyalım.
Rabbımız bize kitabında, ne vermek istiyor? Neleri emrediyor, nelerden kaçınmamızı istiyor? Kısa da olsa, bir Tefsiri açarak Hem metnini hem de tefsirini ondan okuyalım.
Bu meal de olabilir…
Bu ramazanı nasıl değerlendiririz?
* İftarda hem kendimize hem de Mü’min kardeşlerimize dua edelim
• Sahur yemeğini tıka-basa yemeyelim!
 

Bu zihni yıpratır. Açlıktan korkmayalım! Güzel bir niyet ile, sağlıklı bir oruç tutalım…
Bu konuda mideyi terbiye ederek; aç kalıp, yiyecek bulamayanların halini de anlamış olalım…
Ramazan, aynı zamanda; Mide ve fikri terbiye etme ayıdır.
Bilimsel araştırmalar Orucun; zihinsel fonksiyonları arttırdığını ortaya koymaktadır. Oruç;

Beyinde, yeni kök hücrelerin oluşmasına katkı sağlar ve mideyi de dinlendirmiş oluruz.

Orucun manevi faydaları yanında, maddi faydaları bilinenler arasındadır.
GELİN:
• Bu Ramazan'da, bir karar verelim:
+ Nâsuh bir tevbe ile hayata giriş yapalım.
+ Tefekküre çokça vakit ayıralım.
+ Rutin okuma yapma kararı alalım ve bir program belirleyelim.
+ Zikir ve fikir güzellikleri ile az da olsa, kendimizi yenileme kararı alalım.
+ Bu ayda, yoksulları gözetmeyi ihmal etmeyelim.
+ Bu ayda; oruç başta olmak üzere, tüm ibadetlerinize daha çok önem verelim.
+ Orucu, bütün organlarınızla birlikte tutalım inşaallah.

• Şuurlu bir İslâmî hayat yaşamak ve ibadetleri daha bilinçli yapmak için, küçük çaplı da olsa, bir fıkıh/ilmihâl kitabı okuyup, bitirmeye gayret edelim.

• Ramazan ayı, aynı zamanda infak ayıdır.
Bu ayda (farz, vâcib ve nafile olan) sadakalarınızla ihtiyaç sahiplerini de görelim.
Sözün özü; Bu mübarek ayda, güzel kararlar almanın hayata yansımasını da, görmüş olmanın mutluluğunu yaşayalım.
Bu ayı, Lâyıkıyla değerlendirebilmek duasıyla...
Hayırlı ramazanlar...
Lütfi Çelebi. (3 Ramazan 1447, 21Şubat 2026) İlavelerle yorumlayan; Mustafa ARI

Yorumlayan: Mustafa ARI (22/02/2026)


Mustafa Arı kişisel web sitesi

Mustafa Arı hocamızın kişisel web sitesine gitmek için tıklayınız

Mustafa Arı Youtube kanalı abone olmayı unutmayınız.

Mustafa Arı hocamızın youtube kanalına gitmek için tıklayınız
 

Gönderen Mustafa ARI 201
Yayın tarihi 22/02/2026
Facebookta paylaş Twitterda Paylaş