Ben de bir zamanlar, senin gibiydim,
Gaflet hırkasını, ben de çok giydim;
Kör nefsine tapan, nankör biriydim.
Kırdım, İçimdeki putları Şükür.
Gördüm ki; Kur’ânsız yaşamak Küfür!
Ben de yuttum, “o sosyete” hapını,
Kostümlerle ölçtüm, insan çapını,
Hakaret sayardım, “dindar” lâfını;
Bu gizli kibirden, arındım Şükür,
Gördüm ki; dalâlet, eşittir=Küfür!
Kendimi kandırdım ben de bir süre;
Müslümandım amma, keyfime göre;
‘Viski’siz dönmezdi, sanki yerküre,
Kur’ân’la tanıştım, Rabb’ime Şükür,
Gördüm ki; harfini reddetmek Küfür.
Cahildim. Ne duysam, hep inanırdım,
Hacca her gideni, müsrif sanırdım,
Ben de, Müslümanı, bağnaz tanırdım;
Mina’da, şeytanı taşladım Şükür,
Gördüm ki; cehalet en büyük Küfür!
Hayâsız hayaller, ben de çok kurdum,
Beş yıldız çöplükte, eşinip durdum.
Olmayan şerefe, kadehler vurdum;
Ahlâk borsasından kurtuldum Şükür
Gördüm ki; şeytana muhabbet Küfür.
Plaj kumlarında, ben de çok yattım;
Davetkâr bakışlı gözlere battım,
“Çağdaşlık” bedeli, ruhumu sattım;
İflâsa bir kala, ayıldım Şükür,
Gördüm ki; aldığım her bedel Küfür.
.
Ben de senin gibi, sözde çağdaştım;
“Entel” züppelerle, az mı dolaştım.
İslâm’a sataştım, haddimi aştım;
Şimdi bir tövbekâr, kul oldum Şükür,
Gördüm ki; isyanın zerresi Küfür!
Bir canlı cesettim, güya diriydim;
Ne beyaz, ne siyah, ben de griydim.
Gölgesinden bile, korkan biriydim;
Şimdi, bir Allah’tan korkarım Şükür,
Gördüm ki; bu yoldan gayrısı Küfür.