VEFA; BÖYLE BİR ŞEY OLSA GEREK

   

Bir arkadaşımdan aldığım bu yazıyı düzenleyip ilaveler yaparak yorumluyorum. 

Araf 102. Ayet:- “Onların çoğunda, sözde durma (VEFA diye bir şey) bulamadık...”         

Gelin dostlar! Gönüllere, güzel bir hatıra bırakmaya gayret edelim.                                    

Çünkü insanın ardından bıraktığı en kıymetli miras, başkalarının kalbinde kalan, güzel bir izdir....

VEFA: Verilen sözde durmak, Dostları, Dostlukları unutmamaktır. Sevgi ve bağlılıkta kararlı olma halidir.

VEFA: kişinin sevgide, dostlukta veya verdiği sözlerde sadık kalması halidir...

VEFA: Karakterin temelidir, geçici bir güzellik değildir. Anlık bir duygu değildir.

Vefalı insan; muhatabının kalbine ince ince işleyerek, ‘Kalıcı bir iyilik’ bırakmalıdır.

Bu özelliklere sahip, geçmişine ve dostlarına bağlı kişilere; ‘Vefalı’ veya ‘Vefakâr’ denir....

Bu özelliklere sahip olmayan ve verdiği sözde durmayana da, halkımız arasında Vefasız denir.

 

Allah Rasûlü, Bir mezarın başında duruyordu. Âlemlerin efendisi, Koca bir ümmetin peygamberi, Arşın övdüğü Nebi…

Meleklerin selâm getirdiği Sultan…

Ama o gün, bir peygamber gibi değil, bir evlat gibi ağlıyordu...

Mezarın içine indi, Mübarek elleriyle toprağı düzeltti.

Sonra gözleri dolarak buyurdu ki:

“Annemden sonra annemdi…”

 

Bu kabirde yatan kişi, Hazreti Ali’nin Annesi, Ebu Talib’in eşi, Fatıma binti Esed’ Yani Esed kızı Fatıma idi.

Çünkü o kabirde yatan, sadece bir kadın değildi. Bir sığınaktı. Bir merhametti…

Bir çocuğun, dünyaya tutunduğu ilk eldi…

Ve şimdi o el, toprağın altındaydı…

Ama kalpte hâlâ sıcaktı…

Çünkü VEFA, toprağa gömülmeyen tek hatıraydı…

Bir gün aç kalmıştı Abdullah’ın yetimi…

O doyurmuştu.

Bir gün kimsesiz kalmıştı da. O sahip çıkmıştı...

Bir gün sahipsiz bir çocuktu. O bağrına basmıştı....

Yıllar geçmiş, Mekke fethedilmişti. İslam Devleti kurulmuştu. Binlerce insan, O’nun etrafında halka olmuştu…

Ama Allah Rasûlü, çocukluk yıllarında gördüğü bir lokma iyiliği unutamamıştı.

 

Çünkü VEFA, büyük insanların vasfıdır.

Çünkü VEFA, Allah dostlarının kalbinde hiç solmayan bir çiçektir.

Çünkü VEFA, menfaatin değil, sevginin ve muhabbetin dilidir.

Hz. Peygamber(s.a.v.), kendisine ilk defa süt-anneliği yapan ve ara-sıra O’nu emziren Ebu leheb’in cariyesi, Süveybe’ye karşı da, gönlünün derinliklerinde sevgi beslemiş.          

Ona karşı da hep, minnet duygusu taşımıştır.                                                                             

Onu da, sık sık ziyaret eder, O da, Peygamberimizi ziyarete gelirdi. Efendimizde Ona izzet ve ikramlarda bulunurdu...

Bu gün, insanlığın en büyük fakirliği, para fakirliği değildir.

Bu gün, insanlığın en büyük yoksulluğu, ekmek yoksulluğu değildir.

Bu gün, insanlığın en büyük felaketi; VEFA yoksulluğudur, VEFASIZLIK’tır.

 

Ve bu gün! Kalpler küçüldü. Muhabbetler küçüldü... İnsanlık azaldı...!

Bir zamanlar aynı sofrada oturanlar, bu gün birbirini tanımaz oldu...!

Aynı secdede ağlayanlar, bu gün birbirini unuttu...!

Aynı davaya omuz verenler, bu gün birbirine yabancılaştı...!

Çünkü Modern çağ; insana sahip olmayı öğretti Ama! Ait olmayı öğretemedi.

Kazandırdı Fakat! bağ kurduramadı.

Biriktirmeyi öğretti Ama! hatırlamayı öğretemedi.                                                                                     

Oysa VEFA, hatırlamaktır, Hatırlanmaktır.

Kalbin hafızasıdır, VEFA.                                                                                                                            

Ruhun sadakatidir, VEFA.

İnsanlar, birbirlerinden VEFA bekliyorlar.

Haklılar. Hem de çok haklılar...

         

Hatırlayanlar ve hatırlananlardan olmamız dileğiyle,                                                             

Allah’a emanet olunuz.

Alıntı...

Düzenleyip yorumlayan; Mustafa ARI  

Mustafa Arı kişisel web sitesi

Mustafa Arı hocamızın kişisel web sitesine gitmek için tıklayınız

Mustafa Arı Youtube kanalı abone olmayı unutmayınız.

Mustafa Arı hocamızın youtube kanalına gitmek için tıklayınız
 

Gönderen Mustafa ARI 206
Yayın tarihi 06/10/2026
Facebookta paylaş Twitterda Paylaş