Hata yaptıktan sonra acınacak duruma düşsek ne yazar
    Biz insanlarda acıma duygusu olmasaydı ,hayatı hakettiğimizden daha güzel yaşardık.Hiç düşündünüz mü,acı denen kavram olmasa hayatımız nasıl olurdu,ben şahsen düşündüm,müthiş olurdu.       Hem o zaman aşk acısı da olmazdı.Acı olmasaydı acınacak insan da olmazdı.Malesef var ve birçoğumuz istemediğimiz halde çekiyoruz acı.

Mesela,sırf karşımızdaki kişiye acıdığımız için tüm hayatımızı değiştirebiliyoruz.Halbuki buna sebeb olan biziz.İstersek "acı" denen bu kavramı hayatımızdan çıkarabiliriz.

    Acıma duygusundan konuya girelim.Genellikle karşımızdaki kişiyi acınacak duruma düşüren bizleriz,onun o halini gördüğümüz zaman ona acıyan,ona karşı tüm fedakarlığı yapmaya hazır olan yine biz insanlarız.Ne ya bu...

   Özellikle de aşk acısı.Bu yüzden de karşısındakinin eski sevgilin,bir zamanlar deliler gibi sevipte karşılığını alamadığın ,sevip aldatıldığın kişi olması da bir hayli yüksektir.Tüm bunları biliyorken neden en baştan hata yapmamayı bilemiyoruz ki.Buna örnrk verebilirim,bir delikanlı bir kızı deliler gibi seviyor,üstelik gözünü hiç kızdan ayırmıyor.Yani o derece yakın ama kıza bunu birtürlü söyleyemiyor.Acaba tepkisi ne olur,kızar mı,bir daha yüzüme bakmazsa filan diye düşünüyor derken zaman geçiyor.Tabi bunlar hergün aynı ortamdalar.Derken kız delikanlının ilgisini farkediyor ve delikanlıyla  arkadaşlar ya delikanlının ağzını arıyor birgün ve sinsi oyunuyla herşeyi itiraf ettiriyor gence.Velhasıl sonunda delikanlı kıza teklif ediyor.Kız teklif karşısında düşünür,düşünür sırf bundan iyisini mi bulacağım,en azından daha iyisini bulana kadar idare etsin,boşta kalmayım,sevinsin gariban gibi düşüncelerle teklifi kabul

 eder ve çıkmaya başlarlar.Fakat bunlar hiç sevgili gibi değillerdir.Aradaki samimiyet eskisi gibidir yani.Sadece konuşmaları biraz daha içten.Birde delikanlının her defasında söylediği "seni seviyorum" kelimesi...

     Birgün kız delikanlının en yakın arkadaşına aşık olur.Kız zaten çıktığı delikanlıyı sevmemektedir.İşe bak ki,kızın sevdiği gencin kıza ilgisi yoktur.Kız o kadar ilgi gösterdiği halde genç bunu farketmez.Tabi kız bunu gururuna yediremez.En yakın arkadaşı ile çıktığımı bilmiyordu,öğrendi mi acaba diye aklında soru işaretleri vardır.Araştırır ve sdevdiği gencin bu olayı bildiğini öğrenir.Kız arkadaşlarına söylememeliydin,kimse bilmeyecekti hani,sözünü tutmadın diye delikanlıyı hırpalar ve delikanlıyı terkeder ve hıncını alır böylece.Delikanlı çok üzülür.Ama ne yapsın sonuçta gurur meselesi kıza yalvarmaz bile.kız ona ayrıldıktan sonra seviyorsan beklersin,belki ilerde olur der.

    Ayrılması kolay tabi.Kız sonradan öyle üzülür ki,içinde yarı yolda bıraktığı delikanlıya karşı acıma duygusu başlar. ve acaba özür dileyerek tekrar ona dönsem mi diye düşünür,ama yapamaz.Bir yandanda sevdiği genç varya.

     Kızın içi içini yer,keşke en baştan ümit vermeseydim diye.Bu acıma duygusu içinden birtürlü çıkmaz.Kız,artık ayrıldım,ama ne fayda Yine sevdiğime kavuşamıyorum.O beni hep eski çıktığımla anıyor.Arkadaşına ihanet etmez diye düşünür.Halbuki sevdiği gencin umrunda bile değildir,kız.

   Terkedilen genç artık kızın yüzüne bakmıyordur.Kız ise,ben en baştan bile bile hem kendimi,hem de beni deliler gibi seven bir insanı yaktım diye ağlamaya,sızlamaya başlar.Ama ne fayda.İçindeki acıma duygusu mezara kadar gider kızla....

     Görüyoruz ki,bir anlık hata insanda sonuna kadar gidecek derin bir acı bırakıyor.Ne kadar basit görünüyor ama bir  hayatı mahvedebiliyor.Ne delikanlı sevdiğine kavuşabildi,ne de kız sevdiği gence.Delikanlı kızı klabul etmedi,çünkü-aynı hataya düşmek istemedi.Biliyordu,kızın ona acıdığı için dönmek istediğini,bunu gururuna yadiremedi.Kızın sevdiği gençte kızı istemedi.Sonunda kız pişmanlık ve acı içinde kahrolup gitti.

      Bunca acıya sebeb olan tek suçlu kızdır.Kızın o tertemiz aşka sahte sevgiyle cevap vermesi en başta hataydı.

    Özellikle bazı gençler-sevmediği  bir insanla sırf menfaati uğruna,sevdiği ama karşılık alamadığı aşkını  unutmak düşüncesiyle  veya gönül eğlendirme amacıyla çıkarlar.Onu deliler gibi seven sevgilisinin hayatını mahvetmekten zevk alırlar adeta.Şunu bilemezler-birgün bir benzeri onunda başına gelecek,aynı acıları fazlasıyla çekecek ve kendisiyle beraber başkalarını yakacak.

      Eğer gerçekten seviyorsak ve sevildiğimizden eminsek bu temiz aşkın geleceği vardır.Bunun için yapacağımız sadece sevgilimize sadık kalmak.Onu severken bir başkasına bakmamalıyız ki,en büyü

k hatayı burada yapıyoruz.İnsan mübarek bir sever,iki değil-iki seven  bence de insan olamaz.

       Eğer sevgilinizi sizi avutan bir oyuncak gibi görüyorsanız,onu sevmiyorsunuz demektir.Daha fazla acı çektirmeden bitirin bu ilişkiyi....En hayırlısı bu.

    Şu hataya asla düşmeyin,özellikle gençler.

    Hani ilk defa birisini görür,onunla göz göze gelir ve ilk görüşte aşık olduğumuzu zannederiz ya,aman ha kendinizi kaptırmayın bu sevdaya sonu hüsran olur.Bu geçiçi bir hevestir sadece,boşuna umuda kapılmayın.Çünkü insan ilk defa gördüğü birine değil aşk,onu sevemez bile.Sadece tipinden hoşlanır,oda öbür gün başkasını görürsün,geçer.Gelelim asıl konuya,ya sen huyunu,suyunu bilmediğin,sadece bir kere gördüğün insana  nasıl aşık olduğunu söylersin,bu hangi kurala sığar.....

       Yazıma son verirken,hayatınızda yer vereceğiniz insanları çok ama çok dikkatli seçmenizi öneriyorum.Hatta seçilmemeli,seçmeliyiz.En önemlisi araştıralım.Unutmayın-bu dünyada bir tane güzel karakterli insana karşılık bin tane karaktersiz,terbiyesiz,ahlaksız insan vardır.Hayatın gerçeği bu.
 

Gönderen Emine Şeyma Yıldız 003
Yayın tarihi 10/05/2009
Facebookta paylaş Twitterda Paylaş