| Sofra Adabıyla İlgili ne biliyoruz? | ||
|
“Ey insanlar! Yeryüzünde bulunanların (nimetlerimden) helal ve temiz
olanlarından, yiyin. Fakat şeytanın adımlarına uymayın. Çünkü o sizin açık bir
düşmanınızdır.” (Bakara 168 )
Cenabı Hak. Burada bütün insanlığa hitap ederek nimetlerin helal ve temiz
olanlarından yememizi emrediyor. Şeytanın adımlarını, yolunu takip etmememizi
emrediyor. Öyle ise Helâl nedir onu bilelim: Dini bir terim olarak; Şer’an izin
verilmiş, hakkında yasaklama bulunmayan davranışı ve hükmü ifade eder. Helâl,
aynı zamanda ‘Mubah’ ve ‘Caiz’ terimlerle de ifade edilir.
Rabbım!. Bir Ayette de mealen: “Ey iman edenler! Size kısmet ettiğimiz
rızıkların hoş ve temiz olanlarından yiyin ve Allah'a şükredin. Eğer, yalnız
O'na kulluk ediyorsanız.” (Bakara 172) Biz, Allah’a inanan ve kulluk edenler
olarak, helâl ve temiz olanları yememiz, içmemiz ve sonunda da O’na şükretmemiz
gerekir.
Sofrada nelere dikkat etmemiz, nelerden kaçınmamız gerekir şimdi onlara bakalım:
A- Soframızda bulunanların helâl ve temiz olmasına dikkat etmeliyiz. Bunu,
Yukarıdaki ayetten açık olarak anlamaktayız. Çünkü haramla beslenen vücudun,
cennete girmesi zorlaşır. Ayrıca haramla beslenmenin etkisi; kendimizde
görüldüğü gibi evlatlarımızda Hatta torunlarımızda bile ortaya çıkabilir. Temiz
ve helâl gıda ile beslenen vücuttaki kalp, huzur bulur. Vücut da sağlıklı olur.
B- Yemekten önce ve sonra elleri yıkamak sünnettir. Gelin görün ki, bu gün; çoğu
insanımız, ne yemekten önce, ne de yemekten sonra ellerini yıkıyor. Peçeteye
silerek geçiştiriyor. Hikmetinden sual sorulmaz. Korona virüs çıktı da
korkumuzdan ellerimizi yıkamaya başladık. (Temennimiz! Onu Rabb’ım, En kısa
zamanda üzerimizden kaldırsın inşaallah). Amin. Bakın bu hususu, Hz.
Selman(r.a.) anlatıyor: “Tevrat’ta okudum; Yemeğin bereketi, yemekten sonra (el
ve ağzı) yıkamadadır.” Diyordu. Bunu Peygamberimiz(s.a.v.)e söyledim.
Peygamberimiz(s.a.v.) de: “Yemeğin bereketi yemekten önce ve sonraki
yıkamalardadır.” Buyurdular. (Ebu Davut, Et’ıme:12. Cilt, 376] Yemekten önce ve
sonra ellerin yıkanması hem sağlık hem de bereket açısından önemlidir.
C- Yemeğe Besmele ile başlamak: Peygamberimiz: “Sizden kim bir şey yerse
‘Bismillâh (Allah’ın adıyla)’ desin. Başlarken söylemeyi unutmuşsa, ortasında
veya sonunda: ‘Bismillâhi fî evvelihî ve âhirihî (başında da sonunda da
bismillâh).” Desin. (Ebû Dâvud, Et’ıme 16, 3767; Tirmizî, Et’ıme 47, 1859; K.
Sitte, c. 11, s. 97)
Hz. Âişe (r. Anha) annemiz anlatıyor: “Rasulullah (s.a.v.), ashabından altı kişi
ile Birlikte yemek yiyordu. Derken bir bedevî geldi. Besmele çekmeden iki
lokmada yiyecekleri bitiriverdi. Rasûlullah(s.a.v.): “Eğer bu adam besmele
çekseydi yemek hepinize yeterdi!” buyurdu. (Tirmizî, Et’ıme 47, -1859-; Küt.
Sitte, c. 11, s. 97)
Şunu da kesin bilmeliyiz ki, besmelesiz başlanılan bir yemekde, hem bereket
yoktur. Hem de yemeğimize şeytan ortak olmaktadır.
D- Yemeği toplu olarak yemek, ayrı ayrı yememek: Rasulullah’ın (s.a.v.)in
ashabı: “Ey Allah’ın Rasulü! Biz yiyoruz yiyoruz, ancak bir türlü doymuyoruz (ne
yapalım)?” Dediler Bunun üzerine Rasulullah(s.a.v.): “Ayrı ayrı yiyor
olmayasınız?” diye sordu. - “Evet” dediler. Rasulullah da şöyle buyurdu: “-
Öyleyse yemeğinizde toplanın (bir sofra kurarak hep beraber yiyin). Yemeğe
Allah’ın ismini zikrederek (Bismillâhirrahmânirrahîm diyerek) başlayın. Böyle
yaparsanız yemeğiniz, hakkınızda mübarek(bereketli) kılınır.” (Ebû Dâvud, Et’ıme
15, -hadis no:3764-; İbn Mâce, Et’ıme 17, -3286-; K. Sitte, c. 11, s. 98)
Yemeği çoluk çocukla yemek, muhabbeti artırır. Çoğu ailelerde çocuklar; birlikte
yiyebilmek için babalarının işten gelmesini beklerler. Yukarıdaki hadis-i şerif
gereğince hem sünnete riayet etmiş, hem de örfümüzü korumuş oluruz. Bu gün, Türk
milletindeki bu örfümüz, maalesef bitmiş durumdadır. Hâlbuki yemeği beraber ve
toplu yemek; hem bereketin artmasına, hem de muhabbetin artmasına vesile olur.
Bizim örflerimizin,adetlerimizin çoğunun kaynağı, Ayetlere veHadislere dayandığı
için, ayrıca; bunu uygulamakla da bize sevap kazandıracağına inanıyorum.
E- Yemeği sıcak olarak yememek: Peygamberimiz (s.a.v.): “Sıcak, kaynar yemekten
sakının! Çünkü o bereketi giderir. Soğutarak yemeyi tavsiye ederim. Çünkü o daha
çok içe siner, bereketi daha büyüktür.” (Suyuti, Camius-sağır, Feyzul-Kadirle
birlikte: 3/120,Hadis no:2896)
F- Yemeğe ve suya nefesini üflememek ve yemeği koklamamak: Ebu Katade (r.a.) ın
rivayetine göre, Peygamberimiz (s.a.v.): “Kabın içine üflemeyi, solumayı
yasakladı.” Buyurmuştur. (Buhari,vudu’ 19,Müslim, taharet, 65,eşribe: 121).
İnönü Üniversitesi tıp fakültesi çocuk sağlığı, ana bilim dalı ve hastalıkları
Öğretim üyesi Prof. Dr. Cengiz YAKICI, “Ağızdan mikropların üfleyip püflemekle
çevreye bulaştığını belirterek, vatandaşlara bu konuda dikkatli olmalarını
önerdi.” Yakıcı, Ayrıca; Ağız temizliğine dikkat edilmesi gerektiğini
belirterek, “Ağzımız çeşitli mikropları barındırıyor. Çok tehlikeli ve değişik
mikropların bulunduğu bir yerdir” diyor.
Bin dört yüz küsur sene önce, Allah Rasulünün yemek ve su kabının içine
üflemeyi, solumayı tavsiye etmemesi, bilim adamları tarafından, daha şimdilerde
keşfedilmiştir… Yemek ve su kabına üflenmesi haram olan bir şey değildir. Yemeğe
ve suya üflenmemesi, Peygamber efendimizin bir tavsiyesidir. Uyulduğu zaman
kazanacak olan bizleriz.
Yüce Rabbimiz Mü’minun suresi:51. ayette: “Temiz olan şeylerden yeyin ve Salih
amel işleyin. Çünkü şüphe yok ki ben yaptıklarınızı çok iyi bilenim.” Buyurur.
(Mü’minun23/51. Ayet)
Helal olarak kazananlardan, besmele ile sofraya oturanlardan ve sonunda da
şükredenlerden olmamız dileğiyle… Allah’a emanet olunuz. Mustafa Arı kişisel web sitesi Mustafa Arı hocamızın kişisel web sitesine gitmek için tıklayınız Mustafa Arı Youtube kanalı abone olmayı unutmayınız.
Mustafa
Arı hocamızın youtube kanalına gitmek için tıklayınız |
||
| Gönderen | Mustafa ARI | 97 |
| Yayın tarihi | 04/03/2019 | |
|
|
|
|