Kusurları örtmek 1
   Peygamber efendimiz s.a buyurur.
Bir kul bu dünyada bir kulun ayıbını örterse kıyamet gününde ALLAH da onun ayıbını örter.(1)
Kusurları örtmede gece gibi ol Hz Mevlana

Rivayet edildiğine göre Hz İsa Aleyhisselam bir gün havarilerine şöyle sorar. Sizler uykuda olan bir kardeşinizin görülmemesi gereken avret yerlerini rüzgarın açtığını görürseniz ne yaparsınız
Havariler bu suale hiç tereddüt etmeden hemen üstünü örter kapatırız diyerek cevap verirler.
Hz İsa A.s ise bir noktaya dikkat çekmek maksadıyla bu sözlere şöyle itiraz eder . Hayır belki siz iyice açar ve ayıpları apaçık ortaya çıkarırsınız. Havariler duydukları bu ifadeler karşısında büyük bir
şaşkınlıkla efendim hiç öyle bir şey olurmu hiç kimse bu ahlaksızlığı yapmaz derler

Hz İsa A.s ikaz mahiyetindeki şu cevabı ise çok manidardır ve düşündürücüdür.
Sizden biriniz din kardeşi hakkında bir söz duyduğunda veya onun bir kusurunu gördüğünde bu gördüklerine ve duyduklarına biraz daha kusur ekleyerek söylemiyormu ?
İşte bu uyuyan bir adamın açılmış olan avret yerini biraz daha açmaktan farksızdır ve siz bunu hep yapıyorsunuz.

İnsanların ayıplarını araştırmamak hatta tesadüfen görülen ayıp ve kabahatlari setretmek yani örtmek her müminin beşeri münasebetlerinde dikkat etmesi gereken mühim bir hususdur.

Nitekim cenabu hak
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اجْتَنِبُوا كَثِيرًا مِّنَ الظَّنِّ إِنَّ بَعْضَ الظَّنِّ إِثْمٌ وَلَا تَجَسَّسُوا وَلَا يَغْتَب بَّعْضُكُم بَعْضًا أَيُحِبُّ أَحَدُكُمْ أَن يَأْكُلَ لَحْمَ أَخِيهِ مَيْتًا فَكَرِهْتُمُوهُ وَاتَّقُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ تَوَّابٌ رَّحِيمٌ
Yâ eyyyuhellezîne âmenûctenibû kesîran minez zanni, inne ba’daz zanni ismun, ve lâ tecessesû ve lâ yagteb ba’dukum ba’dâ(ba’dan), e yuhıbbu ehadukum en ye’kule lahme ahîhi meyten fe kerihtumûh(kerihtumûhu), vettekullâh(vettekullâhe), innallâhe tevvâbun rahîm(rahîmun).
 

Ey inananlar! Zannın çoğundan sakının, zira zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin suçunu araştırmayın; kimse kimseyi çekiştirmesin; hangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır? Ondan tiksinirsiniz; Allah'tan sakının, şüphesiz Allah tevbeleri daima kabul edendir, acıyandır.
Buyurmak süretiyle yasaklamıştır.

İnşallah yazımızın devamı gelecektir.

Hz Mevlana buyurur.

Allah aşkı için çalış
Allah aşkı için hizmette bulun
Halkın kabul etmesi veya reddetmesi ile senin ne işin var
Bu fani dünya pazarında sana bol bol kazandiracak bir müşteri olarak Allah kafi değilmi ?
Allah'tan alacağın karşısında insanların verebilecekleri neki
O halde gözünü ve gönlünü insanlardan gelecek iltifatlara değil. Allah'tan gelecek mazhariyete döndür..
 

Selam ve dua ile sizlerden dualarınızı beklerim. Na mütena hamdu senalar olsun. Rabbime Allah'a emanet olunuz.
 

Gönderen Sami Ağaç 004
Yayın tarihi 01/07/2015
Facebookta paylaş Twitterda Paylaş